Nükleer savaş patlasa dahi herhalde ona da alışırız

Nükleer savaş patlasa dahi herhalde ona da alışırız

Ne civarı hayret verici ve riskli olsalar da, meydana gelen olaylara alışılıyor. Nihayetinde adeta natürel rejim böyleymiş zannediliyor. Olayların nedenlerini soruşturmaya falan sebep duyulmuyor. Son olarak Kuzeyindeki Kore’nin attığı ve Japonya’nın üzerinden geçerken Japonları paniğe uğratan balistik füze, dergi manşetlerinde bilgi olamadı. Sanırım bir nükleer savaşa ya da Kuzeyindeki Kore’ye dönük Abd’nın işgal teşebbüsüne civarı, Kuzeyindeki Kore’nin bombaları ve füzeleri pek alaka çekmeyecek.
Bizim 15 Temmuz 2016 darbe girişimi de bu çizgide ele alınmıyor mu? Adeta bu tür haince darbe teşebbüsleri natürel şeylermiş benzeri, çoğalış hatırlanmıyor dahi… Yargılananlar, tutuklananlar falan adeta ortada bir şey yokken sadece iktidarın diktatörlük eğilimini tatmin etmek amaçlı bu durumdalarmış benzeri değerlendiriliyor içerideki ve dışarıdaki tespit edecek çevreler aracılığıyla. Ve adeta Fetullah Gülen’in ataları Abd kıtasına önce göç eden ve Pensilvanya’ya yerleşen önce beyazlarmış benzeri bakılıyor bu iltica ve savunma olayına… Okumaya devam et

Özeleştiri yerine komplo teorilerine kaçmak çözüm müdür

Özeleştiri yerine komplo teorilerine kaçmak çözüm müdür

Pensilvanya’da üslenen FETÖ’ye mi, yoksa hiç tercih kazanamamanın ezikliğini politikaya dövüş olarak yansıtan CUMHURIYET HALK PARTISI yöneticilerine mi kızalım bilemiyorum. Amerikan derin devleti de, Avrupa Birliği’nin İslamofobiye tutuklu politikacıları de kızacaklarımız listesine alınabilirler…Bunlar politikanın gerçeklerini unutturdular bize.Bunların sebebinden kökü içeride olan sorunlarımızın kaynağını da dışarıda bulmaya başladık.
Oysa Osmanlı’da da, Cumhuriyet’te de özeleştiri geleneğine sahiptik. Ne yazık ki son zamanlarda, kendimizi komplo teorilerine çokça kaptırdık ve hatalarımızı görmezden gelmeye başladık. Sözgelişi 15 Temmuz darbe teşebbüsü Okumaya devam et

İsrail de “Guantanamo hukuku”nu misal almaya başladı

İsrail de “Guantanamo hukuku”nu misal almaya başladı

Ajans haberlerine yönelik İsrail Koruma Bakanı Avigdor Liberman, işgal altındaki Batı Şeria’da 3 Musevi yerleşimciyi öldüren Filistinli Ömer el-Amerika Birleşik Devletleri’in idam edilmesi çağrısında bulunmuş. Filistinlilere idam cezası getirecek meydana gelen kanun tasarısını meclise sunması beklenen Liberman, Amerika Birleşik Devletleri’in yargılandığı davanın dün duruşmasında vefat cezası verilmesi daveti yapmış.Liberman, Twitter hesabından yaptığı bildiride şu şekilde demiş:
“Bu çeşit bir suça verilecek tek uyumlu hüküm ölümdür. Hâkimlere cesaretli olmaları ve idam cezası vermeleri Okumaya devam et

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatikan’da arkadaş bir Papa bulacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatikan’da arkadaş bir Papa bulacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Papa Francis’in konuğu olarak 4-5 Şubat’ta yapacağı Vatikan ziyareti, “Papalık” diye malum küçük devleti ve ucu bucağı meçhul bir tesir şebekesini yine gündemimize taşıyacaktır.Ankara’da yapılmış olan resmi izah etmeye yönelik Cumhurbaşkanımız, “Papa Francis ile yapacağı müzakerenin ardından, Vatikan Hükümet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Parolin’i onay edecek. Müzakerelerde, Türkiye-Vatikan ilişkileri, Kudüs’le alakalı gelişmeler, yerel sıkıntılar, Suriye’de meydana gelen insaniyet trajedisi, pkk, başka düşmanlığıyla ve İslam düşmanlığıyla uğraş benzeri konular ele alınacak.” Okumaya devam et

Adıyaman Köfte şöleni

Adıyaman Köfte şöleni

Bugün sizler amaçlı çağrı sofralarında arz’ı endam ettiği süre, hepimizin ”kesin bu yemeği inşa etmek bir sürü pratik değildir” ya da ”ben yapamam” diye düşündüğü bir sürü etkili bir yiyecek tarifim var.
Adıyaman Köfte, közlenmiş patlıcan ve köfte severler amaçlı bağımlılık tehlikesi yaratabilen bir lezzet. Çoğumuz yüklü tempo içinde hem konuk onay edip sevdiklerimize harika ikramlar hazırlamak isteriz aynı zamanda gözümüzü korkutur ve ne pişirsem süre kafi mi, yetiştirebilir miyim diye siyah kara düşünürüz. Bazen de vazgeçip misafirlerimizi dışarıda ağırlayalım deriz. Bizim kültürümüzde, hanede yiyecek sonrasında sehpa en başında rahatça edilen sohbetin yeri bir sürü ayrıdır. İşte bu tarif tam da öyle zamanlar amaçlı can simidi… Okumaya devam et

Aşkın Çikolatalı Hali: ‘Dolce Alla Cioccolatta’

Aşkın Çikolatalı Hali: ‘Dolce Alla Cioccolatta’

ÇİKOLATALI sufle sever misiniz? Hayır yanıtı almanın çok pratik değil meydana geldiği bir sual sordum sanırım. Çoğunlukla dışarıda yenebilen ve hanede yapması belli bir süre göz korkutan bir tatlıdır sufle. Esasında az malzemeyle yapılmış olan çok pratik bir tarif şayet birden çok minik püf noktasına uyarı etmezseniz bir kase düş kırıklığına dönüşebilir.
Bu hafta sizin amaçlı süper bir sufle tarifini Scarpetta’nın işletmecisi Birsen Hanım’dan aldık. Esasında onun deyimiyle bu güzelliğin ismi sufle değil ‘Dolce Alla Cioccolata’. Sufle daha süngerimsi ve boş, hafif bir tatlı. Ülkemiz’de bazen, uğruna kilometrelerce sokak gittiğimiz, eriyip bittiğimiz birşey, İtalyan çikolata tatlısıymış. Çikolata tatlısı; daha yüklü çikolatalı ve daha akışkan kıvamlı. Söylerken dahi ağzımızın suları akıyor. Başka Bir Deyişle aynen bizim sevdiğimiz gibi. Okumaya devam et

Gelenekle mayalanan ekmek

Gelenekle mayalanan ekmek

Bu hafta ekmeğe ve mayaya aşık bir kadınla Mine’yle sohbetimi yazmak istedim. Mine Ataman bizzat markası Mine Ataman Bread’in sahibi. Onla Beraber buluştuğumuz programlarda, şenliklerde sohbetimiz bir sürü harika olabilir. Ekmeğe, emeğe, ananeye bakış açımızın bir sürü aynı oluşu bu sohbetleri huzurlu duruma getirir.
Mine’nin dedesi Kırım’da hayatını sürdüren bir ekmek ustasıymış ve Kurtuluş Savaşı esnasında Türkiye’ye, Karadeniz’e göç etmeye hüküm vermiş. Anneannesi “Giderken yanımıza ne alalım” diye sorduğunda, rahmetli dedesi, “Ekşi mayamızı ve bizzat buğday tohumumuzu al” der. Hayalleri ve ellerinde anane yoğun maya ve buğdaylarıyla Hemşin’e gelip yerleşirler. Hemşin’de yeniden bir ekmek fırını açarak mesleği aynı ritimde devam ettirirler. Okumaya devam et

İnsan hakkı mı, hayvan hakkı mı

İnsan hakkı mı, hayvan hakkı mı

Sokaklardaki kedi ve köpekler günden güne çoğalıyor ve riskli bir duruma geliyor.Köpekler aracılığıyla ısırılma sayısı da katlanarak büyüyor.Hayvanseverler, “hayvan yasası”nı öne sürüp, “Hayvanlar natürel ortamında yaşamalı” diyor.Belediyeler de benzer yasadan yola çıkarak, “Biz başıboş hayvanları toplayamayız. Yalnızca kısırlaştırıp aldığımız yere bırakabiliriz” defansı yapıyor.Tamam sıkı de insan hakkı ne olacak?
Geçen ay komşumuz Hamza Tokacı’yı köpek ısırdı.Günlerce korku içerisinde kaldı, hastane
hastane dolaştı.Hafta içerisinde Bornova Evka-3’te, bu defa bir çocuğu yeniden başı boş bir köpek ısırdı.Aile korku Okumaya devam et

Turgutlu çoğalış fabrika kaybetmesin

Turgutlu çoğalış fabrika kaybetmesin

1954 seneyin başlarıydı.Değil Turgutlu’da, Manisa’da üstelik Ege’de elle sayılabilecek civarı fabrika vardı.Aralarında Belediye Reisi Lütfü Beyefendi, kasabanın meşhur tüccarlarından Ticaret Odası Başkanı Rıza Beyefendi’in (Borat) de arasında yer aldığı 5 dost, mevduat inşa etmek amaçlı hüküm aldı.Ortak sayısı 22’yi buldu.
Salça üretecek bir fabrika kurmak amaçlı yola çıktılar.Şirketin kaydını 1954 senesinde yaptırdılar fakat imalata başlamaları 1962’yi buldu.8 senelik hazırlığın, çabanın sonrasında üretim başladı.Ancak bu defa de hammaddeleri meydana iştirak eden domatesi bulmakta, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekiyorlardı.İlçede arazi kiralayıp domates ektiler. Olmadı…Ege’yi gezip domates topladılar. O da olmadı…Yıllık bin ton üretme kapasitesine bir çeşitli ulaşamadılar.Çok pahalıya iştirak eden bu gayretleri 5 yıl sürdü.Zora girdiler. Neticede Turgutlu Konservecilik AŞ (Tukaş) isimiyle kurdukları göznuru fabrikalarını, Asker Dayanışma Kurumu’na (OYAK) sattılar. Okumaya devam et

Sokaklar, köpeklerin natürel ortamı mı

Sokaklar, köpeklerin natürel ortamı mı

Son 2-3 senedir kentlerimizin sokakları, başıboş hayvanlardan geçilmiyor.Bu konuyu sık sık yazdım.Isırılan insanlar, korkudan bakkala gidemeyen çocuklar…Hayvanseverler, kedi ve köpeklerin toplanmasına, tecrit edilmesine itiraz ediyor.Vatandaş, belediyeleri “insan hakkının”çiğnenmemesi amaçlı tedbir almaya çağırıyor.Belediyeler, kanundaki “Hayvanlar kısırlaştırıldıktan ardından alındıkları yere bırakılır”maddesine uymazlarsa yakıntı edildiklerini söylüyor.Almanya’da, Berlin sokaklarını gezerken tek kedi-köpek göremedim.
Orada hayatını sürdüren Türk ve Almanlara sordum.”Göremezsiniz zira burada mahalli yönetimler ve devlet ortaklaşa çözüm buldu. Bununla Birlikte vatandaşlarımız da duyarlı.Hayvanseveriz diye geçinip, bir süre baktıkları hayvanları sokağa bırakmıyorlar. Bununla Birlikte hakikat hayvanseverler de biliyorlar ki hayvanların natürel ortamı sokaklar Okumaya devam et