Yerlinin de yabancının da finansal varlığı eriyor

Yerlinin de yabancının da finansal varlığı eriyor

Türkiye’de tasarrufların en düşük dönemini yaşıyoruz. Tüketim ve yatırımlar işlek, kâr marjları düşük, getiriler de. Bu sebeple özel pazar tasarrufları yüzde 12’ye gerilemiş.
Böyle bir tablo dışarıdan fonlanma gereken kılıyor. Ama harici fonlanma kaynakları da gittikçe azalıyor. Yabancıların portföyü kasım ayı içinde 5 milyar dolar azalmayla 92 milyar dolara indi.
Avrupa borç krizi ve Avrupa bankalarının anaparaya meydana gelen gereksinimi kredi akışında yavaşlamaya sokak açtı. Haziran ayı içinde 112 milyar dolara civarı çıkan yabancıların Türkiye’deki portföyü kasımda 92 milyar dolara indi. Her ne civarı düşüşün kocaman bölümü pay senetlerinin ölçüt kaybından oluşsa da, son aylarda hem bir borsadan hem bir de bonodan yabancıların tam olarak satış yaptıkları dikkati çekiyor.
AYLIK KAYIP 23 MİLYAR: Yalnızca harici fonlanma değil bununla birlikte içerideki fonlanma kaynakları da azalıyor. Kasım ayı bu bağlamda son senelerin en berbat ayı oluyor. Yerlilerin finansal portföyü bir ayda 23 milyar TL Okumaya devam et

Küresel piyasalar madalyona niçin öbür sebebinden baktı

Küresel piyasalar madalyona niçin öbür sebebinden baktı

Önce Yunanistan’ın borç yapılanması resmen onaylandı. Çoğalış Yunanistan etkeni evrensel bir tesir olmaktan çıktı, yerelleşti. AB, krizi aşmada en mühim kavşağı geçti.
Bu adımların yanında son zamanda AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ekonomisine yönelik kuvvetli bilgilerin gelmesi Orta Bankası FED’in faiz kararı toplantısında değerlendirildi. Ekonominin iyileşmekte meydana geldiği görüşünün FED aracılığıyla paylaşılması üçüncü para bazlı genişleme olasılığını iyice zayıflattı. Yepyeni para bazlı genişleme umudunun suya azalması bundan önce piyasalar aracılığıyla olumsuz algılandı, satışlarla karşılandı. Şayet bu defa bunun aksi gerçekleşti.
DOĞRU YOLA GELDİLER: Çünkü piyasalar madalyonun diğer sebebinden bakmayı seçim etti. Bu seçim değişikliği piyasaların normal ya da gerçek yola gelmesi. Çünkü para bazlı paket fakat ekonominin kötüye gitmesi halinde gündeme geliyor olacak. Buna Bağlı Olarak bunun gerçekleşmesi kötüye gidişin tescillenmesi şayet piyasalar bunu güzel bir şeymiş benzeri değerlendiriyor. Bu rasyonel uygun fiyat beklentilere de aykırı. Okumaya devam et

Enflasyondan ardından cari açıkta da yıl kurtuldu

Enflasyondan ardından cari açıkta da yıl kurtuldu

5 milyar düzeyindeki maaş cari açık da dik ama geçen senenin benzer aylarında aşağı yukarı 7.5 milyar dolar değerinde rakamlar olduğundan son bir senelik cari açıkta çabuk gerilemeler gerçekleşiyor. Nisan ayı rakamlarıyla beraber senelik cari açık da 70 milyar doların altına geriledi. 69 milyar dolara düşen cari açık Ekim 2011’deki 78.6 milyar dolar değerinde rekor seviyesine yönelik 10 milyar dolar azaldı. 4 maaş cari açık da 29.2 milyar dolardan 21.2 milyar dolara inerek 8 milyar dolar iyileşme gösterdi.
DÜŞÜŞ HIZ KESECEK: Bu iyileşme sürmesine sürecek ama dozu azalacak kadar.
Çünkü ekonomide en durgun aylar geride kaldı. Gittikçe canlanma dışalım artışını da eşliğinde getirecek.
Ayrıca Avrupa ekonomilerinin durgunluk içerisine girmesi de cari açıktaki iyileşmeyi önleyen bir gelişim. Ülkemiz bu bölgeye ihracatını artırmakta zorlanacak. Gerçi toplamında ihracattaki hissesini yüzde 41’e civarı düşürdü, bağımlılığını bir yerde azalttı. Okumaya devam et

İhracatta rota değişikliğinden Ülkemiz’ye 40 milyar dolar geldi

İhracatta rota değişikliğinden Ülkemiz’ye 40 milyar dolar geldi

Küresel krizde Avrupa pazarının daralması Ülkemiz’yi yepyeni arayışlara itti. Bunun bir sonucunda senenin 8 maaş çağında AB’ye ihracat yüzde 9.5 gerilerken AB dışına ihracat yüzde 34 arttı. Toplamda ihracat yüzde 14 yükseldi. Ülkemiz, Avrupa ihracat pazarına dik bağımlılığını azaltarak kendini kurtardı. AB ülkelerine yapılmış olan ihracatın toplamında içerisinde bulunan hissesi da, kriz en başında yüzde 60 düzeyinden ağustos ayı içinde yüzde 33.8’e civarı geriledi.
SONUÇ NE: Peki bunun para bazlı karşılığı ne? 2009 ortasından bu yana yapılmış olan hesaplamaya yönelik ihracatta rota değişikliğinin Ülkemiz’ye para bazlı meblağı 28 milyar dolar. Hesaplamayı harici ticaretten sorumlulukları olan Ekonomi Bakanlığı inşa etti. Bakanlığın Uygun Fiyat Araştırmalar Dairesi Evrensel Müdür Yardımcısı Dr. Bader Arslan’ın verdiği bilgiye yönelik, bu rakam 2009-2011 seneleri aralarında meydana geldi. Bu senenin hesaplamaları Okumaya devam et

Faiz dipte, başka kârı tepede

Faiz dipte, başka kârı tepede

Bu düşüş, yerlilere döviz tevdiat hesaplarından ötürü kayıp yazarken, TL üremleri de tarihin en düşük seviyesine indi. Bu vaziyette türk malı her iki yandan da kaybetti.
Yabancılar ise Türkiye’ye döviz bozdurup yaptırım yaptıklarından ötürü, kurların düşüşü civarı bir hasılatı da elde ettiler. Bu sebeple hazine getirisinin reel getirişi yerliler amaçlı yüzde 2.4’te kalırken, yabancılar amaçlı yüzde 15.5 seviyesine çıktı. Benzer vaziyet pay senetleri amaçlı de olabilitesi yüksek. Aşağı Yukarı yüzde 52.6 yükselen pay senetlerine yabancılar döviz bozdurup geldiği amaçlı, dolar bazında yüzde 62.2 kazandılar.
Geçmişten bugüne civarı finansal mevduat araçlarının reel getirilerini bu yıl da hesapladık. Meydana şu şekilde bir tablo çıktı:
Türkiye’de geçmiş senelerde en dik kazanç üremden ve TL bazlı enstrümanlardan kazanılırken, 2011 seneyi ile bu vaziyet değişti. TL nin eskiyen kazançları ve cazibesi çoğalış yok. Bunda hükümetin seyrettiği siyasetler civarı, son global krizde hayat faiz oranlarının tarihsel en düşük noktalara gelmesinin hissesi var. 2012 de son aylarda Okumaya devam et

Rüzgâr parayı nereye savuracak

Rüzgâr parayı nereye savuracak

Küresel piyasaların balansı bozuldu. Dünyanın doğusunda Japonya kocaman bir para bazlı genişlemeye gideceğini duyurarak hem bir faizlerde hem bir borsada katı hareketlere sokak açtı. Global anapara Japonya dan başlayarak Batı’ya gerçek yollanıyor. En batıda bulunan AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ise parayı çekiyordu. Şayet en mühim uygun fiyat bilgi meydana gelen tarım dışı istihdam cuma bugünü berbat çıktı. Ücret adeta doğu ile batı arasındaki yolculuğunda sıkıştı kaldı, nereye gideceğini sasırdı. Son zaman Euro’nun dolara karşın ölçüt kazanmasını bunun için yorumlayabiliriz.
Araç bazında bakıldığında ise tehlikeli varlıklardan çıkıldığını, dayanıklı emniyetli limanlara gidildiğini ifade etmek olası. Bu çerçevede global anapara gelişmekte meydana gelen ülkelerden gelişmiş ülkelere, tehlikeli varlıklardan rizikosuz varlıklara gerçek yöneliyor. Okumaya devam et

Ne civarı ihracat o civarı büyüme

Ne civarı ihracat o civarı büyüme

Yılın önce yarısında finansal piyasalar türbülans yaşarken reel ekonomide evrensel bir istikrar hâkimdi. 2012’de cari açığı daraltma ve enflasyonu düşürme uğruna büyümeden feragat edildi, yüzde 2.2’lik ulusal ciro artışına inildi. 2013 ile beraber makro balansları düzeltilmiş ve iç kullanımı geciktirilmiş bir ekonomi olarak yeniden büyümenin gerekliliği olgunlaştı. Üst Kısmına pkk vakalarının durması ve sulh zamanı ilave etti. Ülkemiz mevduat yapılabilir notunu da aldı. Reel ekonomi canlanmaya başladı ve senenin önce çeyreğinde yüzde 3 büyüdük. İkinci çeyrekteki imalat ve tüketim eğilimleri birinci çeyrekten belli bir süre ek olarak işlek bir ekonomiye işaret ediyor.
Gezi vakalarının tesiriyle haziranda belli bir ivme kaybedilmeseydi ek olarak kuvvetli bir büyümeyle de karşılaşabilirdik. Fakat bu olayların tesiri senenin üçüncü çeyreğine sarkacak benzeri yaşanıyor. Çünkü beklentileri etkiledi ve gelir seneki seçimlerin kampanyası erkene çekildi. Okumaya devam et

Üç yıl içerisinde üç kocaman zorluğa üç mühim hazırlık

Üç yıl içerisinde üç kocaman zorluğa üç mühim hazırlık

Önümüzdeki üç seneyi içeren yepyeni Ortada Vadeli Uygun Fiyat Yazılım dün belirlendi. Bu üç yıl, politik ve uygun fiyat açıdan birçok Yorucu geçmeye aday. Harici ve iç gelişmelere karşın, rüzgârlara ya da fırtınalara karşın Ülkemiz’nin vereceği reaksiyon, hükümetin alacağı tedbirler, yaşanacak türbülansın boyutlarının minik mü, kocaman mü olacağını belirleyecek.
3 KOCAMAN ZORLUK: Bir Sonraki üç seneyi Yorucu kılacak gelişmeler neler?
Birinci gelişim olarak global konjonktürü bahsetmek gerekmektedir. Hayat büyümesi düşüyor. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI Orta Bankası er ya da geç bol ve pahalı olmayan ücret dönemini tamamlanacak, ücret muslukları kısılacak, getiri oranları artacak. Bu da cari açık ve harici kaynakla yükselen Ülkemiz ekonomisini ve finansal piyasalarını bir sürü yakından etkileyecek. Geçmiş cicim seneleri tamamlandı, yaşamın gerçekleri başladı.
Gelecek üç seneyi Yorucu yapacak bir ana ne sebeple de iç politik takvim. Üç tercih ifade edilecek. Mahalli, Okumaya devam et

Yabancının bu seneki tavrı seçimler amaçlı de kritik


Yabancının bu seneki tavrı seçimler amaçlı de kritik

2012’de Türkiye’ye hükümet iç borçlanma ve pay senetleri yöntemiyle tam olarak bazda 38 milyar dolar başka kaynak girerken 2013’te bu rakam yarısı yarıya düştü ve 17 milyar dolara indi. Artık son iki ayın ödemeler balansı bilgileri açıklanmadı şayet 10 maaş bilgilerin üst kısmına Orta Bankası’nın haftalık bazda seyrettiği başka portföy hareketlerini ek edince 16.9 milyar dolar değerinde rakama ulaşıyoruz. 2013’te meydana iştirak eden kocaman piyasa dalgalanmalarının gerisinde yatan en kocaman faktör bu.
Yani Türkiye’ye iştirak eden ateş gibi paranın 21 milyar dolar civarı azalması.
Zaten anapara hareketleri, özgür bırakıldığı 1989’dan itibaren anında her yıl ekonomi ve piyasalar üstünde belirleyici oluyor. Dışarıdan anapara geldiğinde büyüdük, Türkiye’den anapara çıktığında küçüldük. Orta Bankası ödemeler dengesinden bunun bir tablosunu yukarıya koyduk. Okumaya devam et

Tüketici güveninde tarihi 2. şok artış

Tüketici güveninde tarihi 2. şok artış

Seçim sonrasında tüketici güveninin mahaline geldiğini, anında hemen tüm sektörlerde perakende satışların gözle görülür şekilde canlandığını, bir gözlem olarak geçtiğimiz hafta aktarmıştım. Buradan hareketle ihracat da sıkı gittiğinden bu seneki büyüme hedefi ortaya gelen yüzde 4’ün pekâlâ yakalanabileceği tahmininde bulunmuştum. Izah Eden son bilgiler bunu doğrular nitelikte. Tüketici güveninde nisan ayı içinde şok bir artışın ortaya geldiği dikkati çekiyor.
Nisan ayı Tüketici Itimat Endeksi yüzde 7.9 çoğalarak 78.5 seviyesine yükseldi. Yüzde 78.5 oranı, yepyeni endeksin izlenmeye başlandığı 2012 seneyi başındaki yüzde 79.6’lık rakamdan sonra maksimum tüketici güvenini anlam etmekte. Maaş yüzde 7.9’luk yükseliş da endeksin hesaplanmaya başlandığı 2004 başından itibaren maksimum 2. maaş yükseliş. Bundan evvelki maksimum yükseliş yüzde 9.7 ile yeniden bir nisan ayına, global krizden çıkışa isabet gelmişti. Ne tesadüf ki o nisan da 2009 mahalli seçimi sonrasının önce ayı. Ekonomiyi canlandırmak amaçlı de devlet bir takım sağlam tüketim ürünlerinde ve gayrimenkul vergilerinde kritik indirimlere gitmişti. Okumaya devam et