Gücü kullanmayı bilmek

Gücü kullanmayı bilmek

Tarihe anlayarak baktığınızda sıkça karşılaştığınız bir vaziyet vardır. Gücünün doruğundaki bir birey, müessese ya da hükümet kendisini zayıflatacak dinamikleri tetikler. Gücün getirdiği sarhoşluk, rehavet, vakaları gerçek muhakeme edemeden değerlendirmek bunda oyun oynar. Gücün zirvesi esasında gücün en kırılgan meydana geldiği noktadır da. Çünkü tam o noktada böbür, o kibirin tetiklediği küstahlık ve dokunulmazlık hissi iyice yoğunlaşır. Zaaflar farkedilmez.
Yakın tarihten misal sunmak gerekirse Bush idareninde AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin başına iştirak eden buydu.
Eğer Türkiye’nin süratle tercih sürecinde sokak almakta olduğuna konusunda bir kuşkunuz var idiyse herhalde çoğalış kalmamıştır. Başbakan bundan bu biçimde atacağı her adımın iç politikaya endeksli meydana geldiğini diliyle ve Okumaya devam et

Dünya değişirken Türkiye


Dünya değişirken Türkiye

MİNOS Zombanakis Harvard’da ekonomi öğrettikten ardından ülkesine dönerek bankacılığa başlamış. 1979 senesinde İran devrimi üst kısmına patlayan yakıt krizi esnasında Arap ülkelerinden şahsiyetlerle tüketici ülkelerden gelenleri bir araya getirmiş. Krizin karşıt yönlerini meydana gelen kriz ile ilgili konuşmak üzere buluşturmuş. İlk toplantının başarısı üst kısmına de 32 senedir ara vermeden bir araya gelen “Atina Seminerleri”ni tertip etmeye başlamış.
Bu seneki toplantı bir sonraki on senelerin uygun fiyat ve siyasal gelişmelerini tartışmak üzere tertip etmişti. Hayat Bankası’nın eskiyen Başkanı JamesWolfensohn’- dan Suudi Arabistan Orta Bankası Başkanı Muhammed el-Jasser’e, eskiyen Fransız Dışişleri Bakanı Jean-François Poncet’den AB Başkanı’nın özel danışmanı Lukas Tsukalis’e civarı Yunanistan’dan, Batı ve Arap ülkelerinden kımetli katılımcılar vardı. Belli ki katılanların birçok çoğu müdavim, birbirlerini sıkı tanıyorlar. Okumaya devam et

Kaybeden ata oynamak

Kaybeden ata oynamak

Akli balansını artık yitirmemiş bilhassa de Marmara kısmında hayatını sürdüren insanlar Japonya depremiyle beraber büyük ihtimalle birçok sarsılmışlardır. Herhalde zelzele esnasında Japonlar civarı altyapılarına, binalarına, sistemlerine güvenebileceklerini düşünenlerin sayısı birçok dik değildir. Bunun Için cevap 1999’dan beri zaman iştirak eden kayıtsızlığın aynı ritimde devam etmeyeceğine inanmak amaçlı olabilitesi yüksek bir gerek de yok.
Sonuçta kesinlikle alınması lazım iştirak eden önlemler amaçlı bastırmaktansa, kaderciliğe teslim olmak belli ki ek olarak pratik geliyor.
Farklı düzlemde aynı bir yaklaşıma harici siyaset kapsamında da şahit olunuyor. İki ayı aşkın zamandır Ortadoğu’da yaşananların bu bölgenin iç sorunlarından kaynaklandığı Türkiye’de birçok anlaşılamıyor. Harici güçlerin oyunları diye yaşananlara bakmak ek olarak pratik ve tatmin edici geliyor. Başbakan dahi sözgelişi Libya’da kendisinin uyumlu Okumaya devam et

Risk içerir hamleler

Risk içerir hamleler

Tarihin normalden çabuk aktığı vakitlerde sıradan şartların ve kaidelerin her an olabilitesi yüksek olması beklenemez. Fakat bu türden devrimci dönemlerin bütün malum kaideleri geçersiz kıldığı da gerçek değildir.
İçlerinde bitmez tükenmez devrim hevesi taşıyanlar, tarihin kocaman kopuşlarla aktığını düşünenler, olaylara ideolojik bakanlar tarafından vaziyet bu şekilde görülmeyebilir. O zaman siyaset oluşturmada çözümleme değil ihtiras ön tasarıya çıkar ki, bir ülke tarafından en berbat tuzak budur.
İlk kural güçlenmekte meydana gelen bir ülkenin gücünü gittikçe daha çok sergilemesi ve kendisine bir etki sahası yaratmaya başlamasıyla ona karşı direncin artacağıdır. İkincisi, toplumsal/siyasal zaafları meydana gelen iktisaden birinci ligde olmayan güçlerin er ya da geç yerçekiminin tesirini hissedecekleridir. Okumaya devam et

Alman devletinin vakarı

Alman devletinin vakarı

Almanya bilinen sebeplerle bir takım konularda projektörlerin devamlı üzerin de tutulduğu bir ülkedir. Yurttaşlığı kanbağından koparmayı dahi fakat 1999 senesinde becerebilmiş, yüzbinlerce Türk ve başka ülkelerden muhacir fakat o tarihi hükümden ardından Alman yurttaşlığına geçebilmiştir. Şüphesiz yurttaşlık hakkının ele geçirilmesi bireylerin eşdeğer olabildiği, “yabancı”görülene yöneik önyargı, ayrımcılık ve şiddetin sona erdiği manasına gelmez.
Ancak Almanya bu konularda hükümet ve topluluk olarak kendisiyle biteviye boğuşarak bir yerlere gelmeyi başarmıştır. En azından Batı Alman sistemi içerisinde bu mücadele verilmiştir. Komünist düzen altında nazi dönemiyle alakalı en basit hesaplaşmanın yapılmadığı Doğu Almanya ve orada yetişen vatandaşlar tabiki bu yepyeni bilincin dışarısında Okumaya devam et

‘Film’den sonraki film

‘Film’den sonraki film

KEPAZE filme gösterilen reaksiyonların şiddeti, sinir dalgalarının kabarması bir defa ek olarak İslam âleminin durumu,Müslümanların ne sebeple öyle değil de bu şekilde reaksiyon gösterdikleri, AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin ektiğini biçtiği benzeri bildik ve siyasal olarak birçok de bir mana anlam etmeyen tartışmaların gündeme gelmesine sokak açtı.
Bunun yanında, Arap uyanışının bitip bitmediği, “bahar”ın “kış”a dönüşüp dönüşmediği de sorgulandı.
Özellikle bu sorgulamanın bir sürü haksız meydana geldiğini vurgulamak gerekir. Fransız Devrimi’nin son stabil bir rejime sokak açması surat yıl sürmüştü.
Rus Devrimi’nin dayanıklı bir rejim yaratabilmesi benzersiz sayıda cana eşya meydana gelen hayli kanlı ve en azından 20 yıl devam eden bir dönemin nihayetinde gerçekleşmişti.
Uzunca bir sömürgecilik çağının sonrasında Arap ülkeleri nominal bağımsızlıklarını kazandılar. Okumaya devam et

0 önderli dünya’da Ülkemiz

0 önderli dünya’da Ülkemiz

TEK kutuplu dünyanın sonu geldiğinden beri bütün devletler kurulacağı bildirilen yepyeni düzende kendilerine koltuk bulmak üzere manevra halindeler. Geleceğin en mühim stratejik mücadele ve belki arbede sahasının Asya olması bekleniyor. Fakat bugünkü vaziyette en oynak, belirsizliklerle dolu, kıran kırana bir maçın alanı meydana gelen bölge Ortadoğu. Burada 90 yıl öncesinde oluşturulmuş meydana gelen yerel düzeninin, bunun mimari taşlarının yıkılıyor. Bu bölgeye bizzat kafasına yönelik bir biçim sunmak talep eden AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin Irak’taki sorumsuz savaşı başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun yarattığı boşluğun katkısıyla hem bir yerel hem bir de global güçler kıyasıya bir rekabet içerisine girdi. Yerel güçler bizzat maçlarını mezhep kutuplaşması üzerinden veriyor. Global güçler muayene edemeyecekleri gelişmelerin önünü kesmeye çalışıyorlar. Okumaya devam et

Hırs ve sabır

Hırs ve sabır

Hırsın aklın, ihtiyatın, sağduyunun ya da sorumlulukları olan davranışın önüne geçmesi sadece politik meydanda rastlanan bir olgu değil. Yaşamın her kapsamında insanlar hırsın önlerine koyduğu tuzaklara düşebiliyor. Bilhassa vaktin akışının bir sürü hızlandığı ve önemli/şöhretli/etkili olmak isteyenlerin bunu sabırla kuyu kazarak, birikimlerini derinleştirerek değil Twitter hızıyla yapmalarının olası meydana geldiği bir dünveya.
Alışık olduğumuz kalıpların kocaman ölçüde geçerliliklerini yitirdikleri bir yeryüzünde hırsın en bir sürü körüklediği yönelme spekülatif fikir oluyor. O çeşit fikir gereğince da herkesin kendine yönelik bir kocaman “matrix”i yer alıyor. Matriks dünyayı izah etmeye yetmiyorsa dünyadaki vakalar o matriksin içerisine sığdırılmaya çalışılıyor. Okumaya devam et

Dış politika ve duygusallık

Dış politika ve duygusallık

BUNDAN birden çok sene öncesinde yazdığı ve Ülkemiz’nin Ortadoğu’ya karşı harici politikasını inceleyen bir makalesinde Şaban Kardaş mühim bir başkalık yapmıştı. Kardaş, Ülkemiz’nin Ortadoğu’ya bir “ilgi alanı” olarak bakmasının onay göreceğini bunun için cevap “etki alanı” olarak bakması şeklinde bunun sıkıntı yaratabileceğini vurgulamıştı.
Aslında bu iki yaklaşım birbirinden kalın çizgilerle ayrılamaz. Fakat muhatapların gözünde bu farklılık mühimdir. ‘İlgi’den ‘tesir’ye geçiş harici politikanızın hedefinde olanlar tarafından sizlere karşı reaksiyonları de tetikleyecek bir adımdır.
Geriye dönüp baktığımızda Ülkemiz’deki pek heyecanlı söyleme nazaran Arap isyanları patlayana civarı harici siyasette alaka sahası çerçevesinin birçok aşılmadığını söyleyebiliriz. Arap isyanları ve bunun civarı mühim sayılması gerekli olan AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin Irak’tan çekilmesi ardından vaziyet değişti. Okumaya devam et

Yeni Cumhuriyet’in politik iktisadı

Yeni Cumhuriyet’in politik iktisadı

YENI Cumhuriyet’i inşa edecek olanların Ülkemiz’nin dünyadaki yeri dair birçok iddialı amaçları var. Evrensel olarak bu amaçları temellendirmek amaçlı parasal kuvvet kapasitesinden bir sürü uygarlık kavramına yaslanan bir söylem benimseniyor. Ancak parasal temelleri sıkı hazırlanmamış bu türden heveslerin ve hedeflerin neticede kocaman düş kırıklıklarına sebep meydana geldiğini da tarih insanlığa birden çok defa öğretti.
Kısaca ifade etmek gerekirse, mevduat amaçlı gereken kaynakları bizzat biriktiremediği başka bir deyişle olması gerektiği kadar tasarruf yapmadığı amaçlı harici dünyadan kaynak aktarılmasına gereksinim duyan bir ülkede yaşıyoruz. Hatta bu kaynakların geleceğin ekonomisini inşa edecek, bu ekonomide çalışacakları global rekabete hazırlayacak biçimde kullanıldığını ifade etmek olası değil. Bu iktidar vaktiyle göklere çıkarılan büyüme hızları dahi hayat ortalamalarının bir sürü üzerinde olmadı. Ülkemiz kendisini hayat uygun fiyat zincirinde dayanılmaz bir halka haline getirecek niteliksel sıçramayı yapmış değil. Okumaya devam et